20. Yılını Doldurup, 21. Yılına Bastığım En Güzel Sıfatım “Anne”

2014-06-04 20:09:00

Yaman bu gün 20. Yaşını bitirip 21 den gün almaya başladı. Uzun bir zaman gibi gözüküyor ama çok kısa. Zaman, mekan kavramının yok olduğu tek duygu sanırım anne olmak. Her zaman ve her yerde, annesin. Nereye gidersen git, ne yaparsan yap önce annesin. Kızsan da, sinirlensen de, kırılsan da annesin. Zor bir iş anne olmak, herkes senden çok doğru  olacaksın.  Sürekli  sakin ve kararlı davranacaksın.  Kendinden ve her şeyden önce onu düşüneceksin.   Arada hata yaptığında en ağır eleştiriyi alacaksın.  Yıllar geçse bile sen tüm bunları unutmayacak ve hep bu şekilde davranacaksın. Yaman küçükken işiniz nedir diye soranlara derdim ki, profesyonel anne olmak için çalışıyorum, aradan geçti 20 yıl, hala çalışıyorum. Evet denemedim demedim ama beceremedim hala...

Birkaç yıl önce bir arkadaşıma rastladım, nasılsın dedim, kızını sordum, bana “ çok iyiyim ve ben artık annelikten istifa ettim” dedi. Artık anne değilim, iki yetişkin olarak arkadaşlık yapıyoruz ve birbirimizi anlıyoruz dedi. Belki de korumacılık, onun yerine bir şeyleri yapmak için öne atlamak ve kararlarını onun yerine almaktan vazgeçmek gerekiyor.  Saygı duymak gerekiyor çocuğunun verdiği kararlara, yanlış olduğunu görsen bile ikaz edip, yaşamasını kenarda izlemek gerekiyor. Bu kolay da bir iş değil, çok zor, inandığın bir düşünceye müdahil olmamak, yorum yapmamak ve hele ki sonrasında “ben söylemiştim” dememek çok büyük bir olgunluk.  Deniyorum, denemeye çalışıyorum ve denemek için büyük çaba gösteriyorum.

Çok  eğlenceli bir çocuktu Yaman, birlikte çok eğlendik, oynadık, yaşadık, paylaştık. İstediğinin hep fazlasını yapmak için gereksiz bir çaba harcadım. Şimdi anlıyorum sadece yapabileceklerimi yapsaydım çok daha iyi olacaktı. Ne kadar çok verirseniz,  verin daha fazlasının talebini oluşturuyorsunuz.  Beklentiyi karşılayamadığınız zaman da bu sizin sorununuz ve yetersizliğiniz oluyor.  Ben  geçen 20 yıl içinde çok hata yaptım anne olarak.  Özellikle boşalı anne olmak da çok zorladı.  Bundan sonra da hata yapacağım mutlaka, ne kadar bilsen de teorik ve pratik her zaman birbirini tutmuyor.  Ben de öğrendim zaman içinde, o da… Artık birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmeye başladık sanırım. Arada beklentiler öne çıkıyor ama genel de ikimizde birbirimizi biliyoruz ve daha iyi tanıyoruz. Bazen bir bakıyorum karşımda genç bir adam duruyor, bazen de bir çocuk hala 3 yaşında gibi. Bazen gözündeki korkuyu görüyorum, o benim de korkum oluyor. Bazen sevinci ve ışığı görüyorum, için aydınlanıyor. Bazen nefret ve öfkeyi görüyorum o zaman çok canım yanıyor…

İlk gördüğüm anda Yaman'ı "tanrım çok küçük nasıl büyüyecek" dedim, gözleri o kadar çekikdi ki sanki moğolistandan gelmiş gibiydi. İlk yıkarken bir ara elimden kayıp gidecek gibi geldi, geceleri hep ayna koydum nefesine acaba birşey oldu mu diye.  Sonra büyüdü, hatta fazla büyüdü. Artık kendi başına yaşıyan ve kendi hayatını yöneten bir adam oldu. 

Her zaman benim çocuğum olduğu için çok mutlu oldum. En büyük dileğim hayatında istediği huzuru bulması, sağlıklı ve şanslı bir hayat geçirmesi. Ne yaparsa yapsın, ne olursa olsun ben hep onun annesiyim o da benim oğlum. Ben buralardan gidene kadar da böyle olacak. Sonrasını bilen yok zaten…

40
0
0
Yorum Yaz