Dünya Barış Gününde 50’ye 1 Kala, Bir Kuruluş Yıldönümü Yazısı D

2014-09-02 04:33:00

,

 

 

 

 

Hala başım göğe ermedi, hala yaşlandım demiyorum, hala bir sürü isteğim var ve hala bir sürü sorunum var( Bu sorun kısmını yazmaya kalksam 100’e 1 kalayı bulurum herhalde ama hayat deyip geçiyoruz iste…)

Neler geldi neler geçti ve daha kim bilir neler gelip neler geçecek. Artık ara sıra yorulduğumu hissediyorum, biraz nefes almak ve sakin yaşamak istiyorum. Bunlar belki yaşlanma belirtisi ama ben henüz anlayamadım neden olduğunu. Zor bir ülkede ve zor bir toplum içinde yaşıyoruz. Hala Recep buralarda, az buz yormuyor o da yani…  Bizim dönem ara bir dönemdi zaten, aileci, kararları ailesinin verdiği, onlar için kendisinden vazgeçen bir dönemde geldim ben de… Hala annem bana ne yapmam gerektiğini söyleyebilir ve kendisini her zaman haklı görür. Ben de 49 yıldır hala ona hayretle bakarım ve bu kısır döngü  kendisini tekrar eder,  gider. Hani şimdilerde moda laf var ya mahalle baskısı, biz onun allahını gördük.  Ama güzeldi, sokakta oynadık, bisiklete bindik, bizim okullarımızda herkes eşitti.  Bayramlarda yeni ayakkabı ile yatmayı, el öpmek için dolaşmayı, yazlık sinemaları, televizyonun ilk gelişini gördük biz. Radyoda arkası yarın dinlerdik, Dallas izlerdik, Pazar günleri banyo yapardık, evimizde soba yakardık. Çok güzel günlerdi o günler…

Sonra büyüdük, bir yol seçtik, yolun yanlış olduğunu geç anladık, değiştirmeye çalıştık ama yarım yamalak değiştirdik.

Hep biraz eksik oldum ben. En fazla olduğumu hissettiğim zaman bile bir eksiklik oldu, maddi oldu, manevi olmadı, manevi oldu maddi olmadı. Her zaman biri eksik kaldı. Suat gitti, bir yanım hep eksik kaldı. Ben de eksik kalmaya alıştım… Hani gece apartmanlara bakarsın, ışıl ışıldır ama bilmezsin her ışıltının altında ne dertler ne sorunlar var, biz de öyleyiz, yaşadığımız süre içinde, dıştan ışıklı, içten sönük.

Bu gün Dünya Barış Günü ama kendimizle, en sevdiğimizle kavgamız devam ediyor. Dünya döndükçe de bu döngü devam edecek ve gidecek….

Yine de her zaman teşekkür ediyorum hayata bana verdikleri için, benden aldıkları için ise diyebilecek bir cümle yok, aldı ve gittiler. Oğlum, sevdiğim, ailem, dostlarım, arkadaşlarım hep iyi olsunlar. Sağlık, bereket, huzur versin hayat hepimize. Kimseye borcum kalmasın bir can borcundan başka, arada da gereksinimi olana merhem olayım. Ağzımdan çıkan her sözü, söylediğim zamanda gerçekleştireyim. Ve sevdiğim adamın yanında öleyim başka ne isteyim ki yeter bu kadar… Bir de sigarayı bırakacağım, yeter bu yıl önümüzdeki yıl tam 50 sağ kalır da yaşarsam biraz daha fazlalaştırım tabii istekleri…

20
0
0
Yorum Yaz