Siz hiç bulaşık makinenizi servise gönderip sonra psikoloğa gitt

2015-06-01 23:52:00
Makinem, emektar bulaşık makinem bozuldu. Beko marka, üstü ocaklı, bir anda yıkamamaya başladı, doğal olarak servisi aradım. 30 yıldır sadece Beko-Arçelik kullandım, Çırnaz Arçelikçiydi, onların ekmeğini yedik. eskiden yeni çıkan ürünler önce bizim evlerimize gelirdi ve biz test edip, raporla yazıp tekrar fabrikaya gönderirdik, sonra ürün çıkardı, arge dışında evlerde de test edilirdi. Bu güne kadar hiç de servis sorunum çıkmamıştı. Şimdi ise zanaxlık durumdayım.  Hikayem şudur,
9.5.2015 de randevu yaptım, makinem çalışmıyor diye; ertesi güne randevu yapıldı, 11.5.2015 makine alındı, ocak söküldü. Motoru değişti ve 14.5.2015 de teslim edildi. Teslim eden eleman 1 lt. sirke döküp çalıştırın dedi, şifacı gibi hatta ben bekledim arkasından yer temizleme suyuna da koyun da kötülükleri kovsun hatta halıları silerken de sirke ekleyin parlatsın diyecek diye ama olmadı. 2 gün sonra makineyi çalıştırdım, tek yaşadığım için aynı gün dolmuyor makine, çalıştırdım ve elektrik kaçağı gibi bir ses, ayrıca da koku çıktı. Sabah telefon açtım, bayana durumu anlattım, ertesi sabah gelir dedi, bir daha rica ettim, randevum var sabah ilk servis değil mi? Evet Efendim dedi. Bu efendim kelimesi "must" olarak kullanılıyormuş, hepsi efendim diye hitap ediyor ve sordum yine makineyi boşaltayım mı içi kirli dedim; hayır arkadaşlar görsün dokunmayın dedi. Ertesi gün için sabah ilk servis olarak söz aldım, ertesi gün iş planımı buna göre yaptım ve bir telefon geldi, saat 15.00 de geleceğiz diye, ben ilk servis istemiştim dedim, tamam öğlene kadar dediler ve saat 15.00 de geldiler. Ben, serbest çalışıyorum, zar zor eğitim vermek için bir müşteri görüşmesi ayarladım ve servis nedeni ile iptal ettim, müşteri de bana bir daha ki aya beni ara dedi....  Eğer telefondaki bayan bana 1 gün bizi beklemeniz gerek, ne saatte gelirsek o zaman geliriz deseydi ben de boş bir günümü ayarlayıp, elimi kolumu bağlayıp servis beklerdim.  
15.00 de gelen ve yine "efendim" diye konuşan arkadaşa tabii tepki gösterdim, neden bana öğlene kadar deyip de bu saatte geldiniz diye? ama çok tepki değildi, normal tepkiydi.  Mutfağım küçük; 2 eleman geldi ben de içeride bekliyorum, makineyi yapacaklar bana bir arıza söyleyecekler diye, makinenin içinde de kirli bulaşıklar var. 10 dakika sonra gittim ve tüm kirli bulaşıkları yere koymuşlar, makineyi sökmüşler, ayrıca üstündeki ocak kirli bulaşıkların üstünde, doğal gaz bağlantısı takılı allaha emanet bekliyor. Elemanlar efendim diyor yine ısrarla  ama makinenin servise gitmesi gerektiği zaman onay almak yok, içinde kirli bulaşıklar varken, en azından nereye koyalım? ya da biz mi alalım?  ya da altına bir naylon verir misiniz demek yok, onlar sadece efendime focuslanmış ben ise o gün nefret etmişim efendim kelimesinden, zaten sevmem birine efendim diye hitap etmeyi, beceremem de, edemem de, bundan sonra zaten zinhar o kelimeyi kullanmam da... Servisi aradım, ses tonum desibel sınırlarına yakındı, doğal olarak, ertesi gün misafirim gelecek yatıya, makine önemli değil ama ocağım önemli, sonra da seyahate çıkacağım. Ben belki o makineyi o gün vermeyip daha sonra verecektim ama müşteri menuniyeti kısmını da yanlış anlamışlar sanırım. Makine ardından domestos kuşatmalı temizlik başladı, her taraf kirli bulaşık olduğıu için ev dezenfekte edildi tarafımca. Çok temiz oldu, o sinirle kendimi alamayıp duvarları bile sildim.  Makine gitti, tabii ertesi gün yetiştirmeye çalışacağız diyen "yetkili" yok ben öyle demedim dedi, aynı CB gibi konuştu, dediklerinin hepsini ben demedim dedi... Ertesi güne kaldı ben yine bekledim,ertesi gün için yine randevu saati verdiler ve yine aradılar yine sorun var dediler gelmediler, en sonunda cuma ya da cumartesi getirdiler. Gelenler bu sefer su bağlantısı nerede diye sordular, güya taktılar ve biraz önce çalıştırdım, salona gittim, tamir olan, servisin gelip bağladığı ve sorun yok dediği bir makinenin başında beklemeyi düşünemedim,  bütün suyu dışarı vermiş, mutfağımı su bastı. Ben yine bir önceki servis elemanlarının arkasından yaptığım gibi dezenfektanlarla evi temizledim. Arçelik servisi sayesinde 10 günde bir bahar temizliği yapıyorum. Hani çevreye duyarlı diyorlar ya bana temizlik için harcattıkları su ile bir mahallenin 2 günlük suyu çıkardı.  Bulaşık makinesi tamirden geldiğinde benim için de temizlik zamanı başlamış oluyor!!! 
Şimdi soruyorum size, siz benim yerimde olsanız ne yaparsınız? Ben tesisatçı olsam zaten kendim bağlarım boruları, size güvendiğim için servis çağırdım ve bu seferde mutfağımı su bastı. 
Yarın sabah yine Arçelik servisi arayacağım, bana telefonda yanıt verenlerin hepsi efendim diye hitap edecekler ama benim sorunumu çözmeyecekler. Son bir şansımı deneyip; arkasından gideceğim psikoloğun vizit bedellerini de ekleyerek tüketici mahkemesine gideceğim...

11
0
0
Yorum Yaz